Archive | Ekonomi

Çevre dostu tekstil boyası


5 yıl önce kurduğu şirket ile AR-GE çalışmalarına öncelik verip yanmayan ürünler eldefaarukkkkkkkk1 Çevre dostu tekstil boyası
edilmesinin önünü açan ve farklı buluşlarıyla literatüre defalarca adını yazdırmayı
başaran 49 yaşındaki ilkokul mezunu Faruk Durukan, bu kez de ekolojik boya üretti.

DHA muhabiri Ahmet Ertan’ın haberine göre; Edremit’te bir şirket bitki özlerinden doğal boya üretimine başladı. Bitki kök, gövde
ve yapraklarından özel ayrıştırma yöntemi ile ekolojik boya üretmeye başlayan şirket
ihracat hazırlıklarını sürdürürken, ürünün ekonomik krizden etkilenen tekstil sektörüne
can suyu olacağı ileri sürüldü. Edremit’te ilginç buluş ve çalışmalarıyla dikkat çeken
“Kale Naturel Bitkisel Ürün Gıda Kozmetik ve Tarım Ürünleri Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi”, tekstil sektörüne canlılık getireceğini savunduğu yeni ürünü ‘kök boya’yı tanıttı. Şirketin sahibi Faruk Durukan, 5 ay süren
AR-GE çalışmalarının tamamlandığını, bitki özlerini kullanarak boya pigmentleri (nesnelerin renklerini
oluşturan moleküller) üretmeyi başardıklarını belirtti, “Bu çalışmada doğal su bazlı boyar madde elde
ederken, çevre ve insan sağlığı problemlerine neden olarak gösterilen uçucu organik maddelerinin
hiçbirisinin kullanılmamış olması, bu boyaları çevre dostu yapmaktadır. Hatta bu bitkiler günümüzde
boyamacılığın yanı sıra halk tababetinde de kullanılmaktadırlar. Bitkilerin bu özellikleri dikkate alındığında
elde ettiğimiz boyaların tekstilde kullanımları ile insanlara herhangi bir zarar vermeleri söz konusu olmadığı
gibi, mikroorganizmalara karşı da birer koruyucu oldukları söylenebilir” dedi, bu projede amaçlarının Türkiye’
deki eko tekstil sanayinin temellerini atıp, geliştirmek olduğunu söyledi

BİTKİ KÖK VE YAPRAKLARINDAN ÜRETİLDi

Selçuklular’dan günümüze kadar gelen ve geleneksel halıcılıkta kullanılan ‘kök boya’ma sistemini geliştirerek
bitki özlerinden doğal boya malzemesi üretmeyi başaran Faruk Durukan, “Doğal boyar bitkiler, Anadolu’da
yüzyıllardan bu yana biliniyor, kumaş ve halı boyacılığında kullanılıyordu. Bu boyar bitkiler yöresel yöntemlerle
elde ediliyordu. Biz bunları belirleyip, teknoloji kullanarak tekstil sektörüne kazandırmayı hedefledik. Bunun için
Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde 5 ay süren geniş bir araştırma yaptık. Çalışmalarımız
sırasında Balıkesir Üniversitesi (BAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr.
Gülendam Tümen ve BAÜ Altınoluk Meslek Yüksek Okulu Müdürü Doç. Dr. Turgut Kılıç’tan da destek aldık.
Türkiye genelindeki boyar bitkilerin hangi yörelerde, hangi bitkilerin yetiştiğini ve bunların verim oranlarını tesbit
ettik. Deneme üretimleri ve kalıcılık testlerini yaptık. Başarılı sonuç aldık. Deneme üretimi yapan tekstil firmaları
da başarılı sonuç elde etti. Ürettiğimiz doğal boyalarda insan sağlığını olumsuz yönde etkileyecek kimyasal
bulunmadığı için, tekstil sektörünün önünü açtığı gibi, doğal boyalarla renklendirilen tekstil ürünleri, yurtdışında
da geniş talep bulmaya başladı. Tüketici bilinçlendikçe iç pazarda da, ekolojik
tekstil ürünleri aranır hale gelecek” dedi.

KANSEROJEN MADDE İÇERMİYOR

Kimyasal boya maddelerinin kullanımlarının ucuz ve kolay olması nedeniyle sektör tarafından tercih edildiğini
zaman içinde de doğal boyamacılığı unutturduğuna dikkat çeken Durukan, “Türkiye’de tüketicilerin büyük
bölümü tekstil ürünlerinde kullanılan ağartıcıların, kimyasal boyaların vücuda insan sağlığına ve çevreye verdiği
zararların farkında değil ama Avrupalı tüketici bunun farkında. Tekstildeki kirlilik çok ciddi boyutlarda. Ucuz
tekstil ürünlerinde kullanılan boyaların hemen hepsi kanserojen madde içeriyor. Bu ürünlerde kullanılan
ağartıcılar ve boyar maddelerin büyük bir bölümü cildi doğrudan etkiliyor. Özellikle çocuklarda vücut ağırlığı
daha az olduğu için toksik etkiler görülebiliyor. Fakat tüketicilerin klasik anlamdaki beğenilerini çevreye duyarlı
tüketim anlayışına doğru yönelmeye başladı. Ekolojik olarak elde edilmiş ürün talebi, tekstil sektöründe artış
göstermeye başladı. Avrupa gelişip, ülkemizde de talep bulan ekolojik tekstil ürününün boyasını biz ürettik.
Krizdeki Türk tekstiline yeni bir soluk, yeni bir açılım getirecek yeni bir ürün ortaya çıkardık, mutluyuz” şeklinde
konuştu.

TEKSTİLDE DIŞ SATIMI ARTTIRACAK

Ekolojik tekstilin Türkiye’de, 1990’LI yıllarda, yurt dışından gelen talepler doğrultusunda ekolojik pamuk, iplik ve
kumaş üretimiyle başladığına, daha çok Hollanda üzerinden Batı Avrupa ülkelerine pazarlanan bu ürünlere,
giysiden ev tekstiline kadar her türlü tekstil ürününün de eklenmesiyle dış pazar potansiyeli giderek geliştiğine
dikkat çeken Faruk Durukan, “Günümüzde modern teknolojilerin kullanılmasıyla üretilen ve insanların öncelikle
albenisine kanarak satın aldıkları tekstil ürünleri pazarında ekolojik ürünleri pazarlamak küçümsenmeyecek bir
başarı olarak değerlendirilmeli. Yapılan piyasa araştırmalarına göre, tekstil ürünlerinin seçiminde renkler yüzde
75 rol oynuyor. Böyle olunca boyasız, albenisiz ekolojik tekstil ürünlerinin müşterisi de fazla olmuyor. Oysa
ekolojik olarak sertifikalandırılmış çeşitli pigment boyalarla renkli ekolojik tekstil ürünleri üretmek mümkün. Biz
bunu yapmayı başardık. Artık Türk tekstilcileri, giysiden döşemelik kumaşa, iç çamaşırından Pazar çantasına
kadar her türlü ürünü üretip, pazara sunabilecek” diye konuştu, doğal boyar madde kullanan firmaların ekonomik krizden etkilenmediklerini savundu

İÇ PİYASADA DA İLGİ GÖRÜYOR
Ürünlerinde doğal boya kullanan Edremit’teki ‘Linda Export’ mağazası sahibi Sezai Anıl da, Türk tekstil sanayinin son yıllarda krize girdiğini, bir çok üretici kuruluşun kapısına kilit vurgunu anımsatarak, “Biz firma olarak sektörde yaşanan krizi, ekelojik ürünlerle aşmaya çalışıyoruz. Kale Naturel Bitkisel Ürün Gıda Kozmetik ve Tarım Ürünleri Dış Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi’nin önerisi ve teşviği ile, ürün yelpazemizin içine eko tekstili de aldık. Deneme amacıyla üretip, mağazalarımızda satışa sunduğumuz kışlık giysiler ile piyasada oldukça da rağbet gördük. Krize bu ürünle dayanıyoruz desek yalan olmaz. Biz satışlarımızı bu ürünlerle korumayı başardık. Ama şunu fark ettik ki, bu tür üretimi arttırırsak yurtdışında da kolaylıkla alıcı bulabileceğiz. Şirket olarak bu yönde araştırma çalışmalarını sürdürüyoruz. Özellikle eko tekstile yönelik yeni ürünleri geliştirmeyi planlıyoruz” dedi.
.

Saman sapından; sarı ve tonları
Nane yaprağından; sarı, gri, siyah renkler
Asma yaprağından; yeşil
Nar kabuğundan; koyu kahverengi
Papatya çiçeği ve tohumu; kanarya sarısı
Sütleğen:külrengi ve koyu yeşil ,
Kekik yaprağından; bej ve gri,
Cevizin kabuk ve yaprakları; kahverengi,
Soğan kabuklarından; krem ve açık kahverengi,
Ayva yapraklarından; pembe ve bej tonları,
Şeftali yapraklarında; fıstıki yeşil,
Civit dal ve yapraklarından; mavi,
Fındık yapraklarından: kırmızı
Meşe palamutu meyvesi; krem
Mut bitkisi: yeşil ve tarçın
Zeytin yaprağından; siyah renklerini veriyor

Posted in EkonomiYorumlar kapalı

5. Ayvalık Zeytin Hasadı

 

 5. Ayvalık Zeytin Hasadı

Ayvalık’ta “5. Hasat Günleri Şenliği” yapıldı. Şenlik kapsamında, Murateli köyünde Osman Can adlı üreticinin zeytin bahçesinde sembolik olarak zeytin hasadı yapıldı.

 

Ayvalık Belediyesi ve Ayvalık Ticaret Odası’nın işbirliği ile düzenlenen “5. Ayvalık Zeytin Hasat Şenliği” Murateli köyünde köyünde düzenlenen hasat öncesi bir konuşma yapan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Rahmi Gencer, şenliğin zeytinyağının tanıtımı için önemli olduğunu belirtti, “Bu şenliği düzenlerken üç önemli amacımız vardı. Birincisi iç tüketimin arttırılmasına katkı sağlamak; coğrafi menşei işareteninin zeytinyağında da bulunalabiliyor olduğunu göstermek; turizmle beraber zeytinin de tanıtımının beraber olabileceğini göstermek ve Ayvalık’ın tanıtımının destelemeyi hedeflemiştik. Bu çerçevede ülkemizde zeytin tarımının yapıldığı bölgelerde şenliklerin her yıl sasının artarak devam etmesi ve milli ürünümüz zeytinyağının değeri ve öneminin anlaşılmasından duyduğumuz memnuniyeti belirtmek isterim. Ülkemiz genelinde zeytinyağı şenliklerin artması ve zeytinin konuşulması bizleri çok memnun ediyor. Bu şenliklerde sektör temsilcileri ile basın mensupleri bir araya geliyor, zeytin konuşuluyor. Bunu arttırmalıyız, zeytini konuşmalıyız. Çünkü, şenliklere medyanın ilgi göstermesi, zeytinyağını anlatması tüketimin artmasına yol açıyor. İç tüketim mutlaka arttırılmalıdır. Maalesef iç tüketim hala bir kilogramda geziniyor” dedi. Gencer, zeytin şenliğinin ‘zeytin fuarı’na dönüştürülmesi için çalışma yurüttüklerini de anlattı, zeytin fuarının ulusal düzeyde düzenlenmesi gerektiğini vurguladı, “Bu festivalde kurumlar kuruluşlar ile üreteci ve tüketici bazında her kurum ve kuruluşun yer aldığı uluslar arası bir festivale dönüştürmeliyiz. Ve bu festival sadece festival boyutunda kalmayacak, patentli mamüllerimi dünyaya tanıtacak bir Pazar haline gelecek. Bizim kurduğumuz pazar çok büyük olacak ve bu pazara zeştin üretmeyen ülkeleri davet edeceğiz. Üretmeyip, tüketen ülkeleri buraya çağırıp, bu güzel yağımızı onlara göstereceğiz. Burada sektör temsilcileri var ancak halkın katılımı az. Üreticinin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz. Önümüzdeki yıl, festival haline dönüştüreceğimiz bir etkinlik şehir merkezinde üç gün olarak düzenlenecek. Zeytinin tanıtımının yanı sıra turizme de katkı sağlayacak bir etkinlik olacak ” diye konuştu.

 

Oda Başkanı Rahmi Gencer’in daveti üzerine kürsüye gelen Anadolu Grubu Başkanı Tuncay Özilhan, ‘Komili’ markasıyla ürettikleri zeytinyağlarının tedariğini yıllardır Ayvalık’tan yaptıklarını söyledi, ‘Bu bağlamda bölgenin pet çok üreticisi bizim iş ortağımız konumanda. Türk zeytinyağını dünyanın en üst noktaya getirmek için üstün gayret gösteriyorlar. Her ürecimizin zeytinyağı sektörünün gelişmesine katkıda bulunmak için canla başla çalıştıklarını görüyor, takdirle karşılıyoruz. Bu yıl itibariyle takdir duygularımızın sözde kalmaması arzusuyla; çalışmalarıyla zeytinyağı sektörünün gelişmesine katkıda bulunan kişi ve kuruluşlara ‘Zeytinyağının gururları- Komili Özel Ödülü verme kararı almıştık. Teşekkür ve takdirlerimizi onları ödüllendirirek ifade etmek istedik. Bu yıl ‘Zeytinyağının Gururları-Komili Özel Ödülü’nü, hepimizin çok yakından tanıdığı Mehmet Süner bey’e verme kararı aldık. Ürettiği zeytinyağının kalitesini ve miktarını yaptığı tetkiklerle sürekli arttırmaya çalıştı. Zeytinyağı ağaçları yaz boyunca sulayarak yüksek miktarda ürün alan iyi bir çiftçi olarak , toprağın toprağına iyi bakım yapıp, organik madde miktarını yüksek tutup yağa daha fazla kalite katan, makinelı hasat yaparak zeytini kırmadan üretim gerçekleştiren yılın üreticisi yine Mehmet Süner’dir. Üç kuşaktır gelen bir üretimi sürdüren Mehmet Süner, bir zeytin aşığıdır. Mehmet bey, aşkını sürekli kılmak her yıl 500 zeytin fidanı diken örnek bir çiftçidir. Kendisini kutluyorum, başarılarının devamını diliyorum dedi, ‘Zeytinyağının Gururları-Komili Özel Ödülü’ plaketini Ayvalıklı üretici Mehmet Süner’e verdi. Ayvalık’ın CHP’li Belediye Başkanı Hasan Bülent Türközen, Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Rahmi Gencer’e sürpriz bir ödül hazırladıklarını belirtti, “Beş yıldan bu yana düzenlediği etkinliklerle, ilçemizin tanıtımına katkı sağlayan Oda Başkanımız, zeytin ve zeytinyağının tanıtmanın yanı sıra turizme de güç katmakdadır. Başarılı çalışmalarının devamı için kendilerini plaketle ödüllendirmek istiyorum” dedi, plaket verdi.

 

 

Şenlik kapsamında, üretici Osman Can’ın behçesinde modern yöntemlerle zeytin toplayan konuklar, zeytin ağaçlarının altında zeytin ve zeytinyağı tattılar. Köy meydanında kurulan sofrada ‘Muammer Ketencioğlu ve Zeybek Topluluğu’nun Ege müzeklerinden örnekler sunduğu dinleti eşliğinde Ayvalık Ayvalık lezzetlerini tattılar.

 

Etkinliğe; Dış Ekonomik ilişkiler İcra Kurulu Başkanı Rona Yırcalı, Balıkesir AKP’li Milletvekili Edip Uğur, Balıkesir AKP/li Milletvekili Cemal Öztaylan, Sanayici Salih Madra, İhracatçılar Birliği Ali Nedim Güreli, UZZK (Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi) Başkanı Mustafa Tan katıldı.. Ömür BİR

Posted in EkonomiYorumlar kapalı

Tahta kayıktan yolcu gemisine

1265310000 300x201 Tahta kayıktan yolcu gemisineAyvalık’ta tahta balıkçı kayıkları yaparak yola çıkan ustalar çıtalarını hızla yükseltti. Ustalar artık çeşitli tür ve uzunluktaki yatların yanısıra 70 metreye kadar balıkçı gemileri, kosterler, feribotlar, yolcu gemileri yapmaya başladı. Sadan Gemicilik Şirketi’nin sahibi Abidin Varol Sadan, bugüne kadar çeşitli boylarda yüzlerce ahşap tekne, yat, feribot yaptıklarını belirtti. Varol Sadan, “Kuruluşumuzda babamız tahtadan kayık yapıyordu, şimdi biz gemi yapıyoruz. Daha ucuz olduğu için tercih edilen fiberglas tekneler, ahşap tekneciliğini öldürdü. Balıkçı teknelerine de sınır getirilmesi ahşap tekne yapımını durdurdu” diye konuştu.
Suat DİLBER

Posted in EkonomiYorumlar kapalı

Page 1 of 212»